Ana içeriğe atla

Saklı Bir Umut

 “Uyanan insanın rüyasıdır umut.”

Her sabah uyandığımda aklımda bir soru, şimdi ne yapmalı? Bir gün daha hesap verilecekler listesinde ve bir gün daha hızla koşan umuda.

Yapılacak çok şey var, tutulacak çok söz, yanıt arayan pek çok soru ve yardım bekleyen milyonlarca el. Peki biz yaşamanın bedelini ödüyor muyuz sahiden? Yaşadığımızın şükrünü dilde saklı kalan birer mahzun gibi bırakıyor muyuz unutulmuş dolu sandıklarda… Her gün beş vakit namaz kılıp çok şükür demeyi unutmadan kalktığımızda sorduk mu kendimize; bu mudur, diye. Benim yaşama gayem, benim hayata tutunma nedenim, benim öldüğümde yüzümü güldürecek amelim bu mudur sahi?

Hep bir umutsuz, sessizce kendi için yaşayan bir ümmet olmuşuz adeta.

Her gün uzandığında sıcak ve rahat yatağına, her güldüğünde hunharca eğlendiğin dakikalarda, her kızdığında elinde bulunmayan adına, düşündün mü şimdi ölürsem diye? Şimdi bırakıp gidersem bu rahatı, rahat bir yere mi yolculuğum yahut rahatımın bedelini ağır ağır ödemeye mi?

“Hiçbiriniz ölmeyi istemesin. Ölüm kendiliğinden gelmeden önce de öleyim diye dua etmesin. İnsan ölünce hiçbir iyilik yapamaz. Mü’minin hayatta kalması iyiliklerini çoğaltır.” (Müslim, Zikir,13)

Umut bir müslümanın olmazsa olmaz gücüdür. Her sabah kendinde bulması gereken bir definedir. Hayatta kalmak, bir umuttur.

Birçok aklıselim oturmuş, iflah olmaz artık dünya diyor, el-kol bağlı artık diye hayıflanıyor.Oysa unutulmuş, âlemlere rahmet peygamberinin cahiliyye dönemine; taşlara tapan, birbirinin canına sorgusuzca kıyan, değer nedir bilmeyen, eğlenmek için yaşayan bir topluluğa gönderildiğini, onları doğruya yönlendirmek üzere görevlendirildiğini. Tebliğ, doğru içinde doğru için değil, yanlış da doğruyu bulmak ve göstermek üzere yapılandır.

Ben bir Müslümanım, bir mü’minim yalnızca kendinden sorulmayacağının farkında olan.

Her sabah yüzüme vuran güneş ışığında, her gece parlayan ayın altında, her gün savrulan yapraklarda ve her gün bana gülümseyen ben de bir umut var, görebileni götüren huzura…

Bu kadar gözlerini kapamak, bu kadar zorlamak kendini ümitsiz, kapkara bir dünyaya,

Bu kadar nefret etmek yaşamaktan, mutlu olmaktan, mutlu etmekten.

Ne katar sana, sen de seni yazan, içinde bomboş sayfalar olan amel defterine…

Vazgeç, gülümsemeyi dene, umutla barışmayı, yapacağına inanmayı, seni bekleyen her yüreğe dokunabilmeyi dene.

Umut insanı hayata bağlayan, arzular kimi zaman hayata anlam katan ve hayaller; umut ve arzunun en güzel seyri.

Ne güzel dillendirmiş şair:

“Göklerden bir haber gibidir umut

 Görünmez bir yerde saklanmış mahcup”


Yorumlar

  1. Kalemine sağlık güzel kalpli insan. Ne de güzel demişsin : "Her sabah yüzüme vuran güneş ışığında, her gece parlayan ayın altında, her gün savrulan yapraklarda ve her gün bana gülümseyen ben de bir umut var, görebileni götüren huzura…"

    İnsAllah bu topluma da umudu senin sayende yayarız.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne mutluluk verici, senin gibi güzel kalplere ulaşabilmek. Teşekkür ederim güzel yorumunla yazıya kattığın renk için. İnşallah hep birlikte umut dolu bir ümmet bilincine..

      Sil

Yorum Gönder

Yorumlarınız benim için değerli,eleştiri ve yorumlarınızı bekliyorum.