Biz öyle bir hal almışız ki milletçe, aynı şeyi savunur aynı dili konuşamayız. Denene değil diyene bakar olmuşuz. Fikirleri gölgelemiş kişinin ışıltısı. Konuşmaya başladığın an doğruyu, hain ithaflarında bulunur kimisi. Söylemeye çalıştığının bir önemi kalmamıştır artık. Onların görüşüne destek vermediğin müddetçe. Yanlışı düzeltmeye kalktığın an, onlara karşı gelmiş ve dolaylı olarak da kötü olmuşsundur. Birden ismin lekelenir sen daha cümlene başlamaya yeni başlamışken. Müslüman kardeşin bir önemi yoktur vakıflarına destek vermemişsen, isimleri adına yalakalık yapıp övmemişsen, önemi yoktur düşüncelerinin onların kurban parasına ek vermediysen, onların camisinde onların sohbetinde hû diyememişsen. Ne kıldığın değil kimle kıldığın olmuş seni özel kılan, Müslüman olman değil falanca olmak seni sayılır gösteren. Ne denir ki halimiz nice içler acısı. Bir kitap, bir peygamber velâkin parça parça ümmeti… Aynı tastan varamaz olmuşlar hikmetin tadına ve aynı gölgede ferahlayamaz olmuşlar aynı dertten hayıflanırken bile. Hâkim olmak için savaş, siyasi yardım almak için gösterişçi, zengin olmak için yardım derdinden unuttuk ümmetin biçareliğini. Maalesef şuan insanlar bırakın bir cemaate üye olduğunu gizlemeyi, cemaatlerden korkar halde duruyorlar uzakta. Sohbet halkalarında başka sohbet verenleri eleştiriyorlar, dışarıda Müslümanlar katledilirken Müslüman karşıtları tarafından. Ayaklar altına alınmaya çalışan İslâm için düşmanlarına karşı birleşip tek seferde ümmeti ayaklandırmak yerine birbirimizi keser biçer olduk.
Bir Filistin var, şimdi işgalin altında ağlıyorken milleti, âlimlerin itibar görmek olmuş derdi.
Doğruları unuttuk doğrular adına girilen savaşta, bedenimizi parçaladık; her bir uzvu bir diğerinden çok uzakta. Allah adına sohbet verip, İslâm’a tebliğle şenlense camiiler, bizim vakfa diye başlayan cümlelerin ardı sırası kesilse. Artık ümmet-i Muhammed olsak belki feraha kavuşur İslâm âlemi. Belki de İslâm’ı kalkındırmak için yüzünü başka cemaat değil haine çevirmeli, onlara Müslüman kim göstermeyi, bir peygamberin birlik ümmeti olmayı, onları İslâm’a hain ithaf etmelerinden alıkoymayı şiâr edinsek.
Parça parça çığıran bir ümmeti olmuşuz, mahşerde, ÜMMET-İ ÜMMET-İ diye bekleyen peygamberin. Böyle ne duyurabilir olduk derdimizi, ne utanır olduk kardeşimizi gömerken sözlerimiz altına. Ne düşmana gerek kaldı ne kanlı canlı savaşa. Bizi parçalamış, işgal etmişler zaten, uykudan uyanıp cevap verememişiz çağrılarına.
Yorumlar
Yorum Gönder
Yorumlarınız benim için değerli,eleştiri ve yorumlarınızı bekliyorum.